Cümleler vardir, koca bir ic cekmeyle soylenen ve bir turlu bitirelemeyen... Ne sirlar, ne hayaller, ne arzular gizler, boylesi cumleler... Dusunceleri bile insanin bagrini yakmaya yeter. Doyumsuzlukla karisik bir hasret kalbi desip gecer; alev olmaya calisan bir ates parcasi, tamamlayamadigimiz kelimeler arasinda sonup gider...
Sizlere, "Ah, keske..." ya da "Mumkun olsaydi eger..."le baslayan cumleleri tedavulden kaldiracak bir formulun varligini mujdelemek isitiyorum! Evet, gelecegi arzularimizin dogrultusunda yaratabiliriz; ama gecmisi yarattigimiz gibi bilincsizce degil.
Hatirlamamiz gereken ilk sey, hayatin tesadufen basimiza gelen olaylarin sentezi olmadigi. Yasadiklarimizin tek mimarinin bizler oldugu. Ve bu sorumlulugu kabul etmenin kacinilmaz gerekliligi.
Fizik, metafizik ve psikolojik bilgilerin isiginda rahatlikla gorebilecegimiz gercek; Tanri'yi, " O istedi de oyle oldu. " tohmeti altinda birakmamizi onleyecektir. Tanri'nin tek amaci evrim, tek istegiyse, bizim istediklerimizdir. Dolayisiyla evren tarafsizdir. "Ne ekersen onu bicersin; neysen onu kendine cekersin", diye bilinen, "sebep-sonuc
(karma) ve cekim" yasalarini anlamak bu yuzden cok onemlidir.
Arzu edilen gelecegin sekillenmesinin ilk ve degismez kurali, yeni bir enerji dinamigi yaratarak titresimimizi yukseltmektir. Bu da ancak, kendimizi kendi olumsuzlugumuzdan arindirmak ve etrafimizi saran olumsuz insanlardan kurtulmakla gerceklesebilir.
Askta ve arkadaslikta, yuzu isikla parlayan, gozleri sevgiyle gulen, hayatini "vermek ve sevmek" uzere insa etmis, yuksek ve guzel enerjili insanlari secmeyi bir yasam ilkesi haline getirin. Soz ve davranislariyla sizi bir bataklik gibi kendi realitelerine cekmek isteyen, enerjinizi emen, girisimlerinizi baltalayan kisileri UYARIN. Vereceginiz tavizin oz sayginizi yaralamamasi ve gerceklestirmek istediklerinizi tehlikeye atmamasi icin olcusunu iyi ayarlayin. Ikazlariniza kulaklarini tikayanlar, sizin gelisip, degisip, guclenmenizi istemeyenlerdir. Derhal saf disi edilmeleri gerekir. Aileniz bile olsa.
Cogu kez kendini, inatla tekerrur eden durumlarda gosteren olumsuz dusunceleri bir kagida yazarak inceleyin. Nereden geldiklerini, neden olustuklarini anlamaya calisin. Kendinizi ve baskalarini KESINLIKLE YARGILAMAYIN. Yargi , yetersizligimizi ortmek, asagilik kompleksimizi telafi etmek icin kullandigimiz psikolojik bir mekanizmadir. Enerjimizi agirlastirdigi gibi, baskalarinin elestrilerine maruz kalmamiza yol acar.
Haraketle hayata gecirilen "niyet" cok guclu bir enerjidir. Gary Zukav'in tabiriyle: "Niyetler, isiga bicim verirler. Isigi harakete gecirirler. Fiziksel madde, isigin en yogun, en kaba halidir." Bu bilgiyle donanarak, isteklerinizi beyninizin ekraninda detaylariyla netlestirin ve 'simdiki zaman'ı kullanarak bir kagida (kendinizi sansur etmeden) yazin: "Mutluyum" veya " Mutlu olmayi SECİYORUM" gibi. Bir sey icin 'secim' yaptiginizi soylemek, bilinc altindaki direnci yatistiracaktir.
Sonra rahat edebileceginiz, sessiz bir yer bulun ve huzurlu ve mutlu oldugunuz bir gunu animsayin. Bu aninin yuksek titresimli enerjisiyle sabahin erken, aksamin gec saatlerinde, yazdiklarinizi yureginizde hissederek yuksek sesle okuyun. Meditatif bir ruh hali icinde, en az 3 dakika boyunca herseyi gerceklesmis gibi tum detaylariyla hissedin, tadin, koklayin, imgeleyin...
Gun boyunca zeytinyagi gibi su ustune cikan negatif dusunceleri yuksek sesle, "IPTAL EDİYORUM" diyerek, yerine olumlularini koyun. Dikkatinizi DAIMA su ana verip, arzularinizin ne zaman ve nasil materyalize olacagini evrene HAVALE ETTIGINIZI kendinize hatirlatip, uzerinde dusunmeyin. Bazi arzularin gerceklesmesi seneler alabilir, inancinizi kaybetmeyin. Ve ASLA, kendi iradenizi baskasinin ozgur iradesine mani olacak sekilde kullanmayin.
Tanri'ya arzunuzu gerceklestirdigi icin bol bol tesekkur edin. Bilin ki ilk mucize yoldadir...
|