Bir insanın yarınlarını paylaşacağı dostları olmalı, sizler gibi

Tanım

aradığınız herşey



Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* Damak Zevki
* Super Teklif
* avsarkizi 2

Kategoriler


<
internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.

ImageChef.com - Custom comment codes for MySpace, Hi5, Friendster and more
Visit Cute-Spot.com!

Kestane Kebap

Kokusuyla davetkar kestaneyi sadece sokakta ya da sevdiklerinizle toplandığınızda evde yenecek birşey olarak düşünmeyin...

 

Çocukluğumuzdaki sobalı evlerin en güzel yanıydı kestaneli geceler. Soba üzerinde çıtırdayan kabukları, bütün eve dolan iştah kabartıcı kokusuyla ailece geçirilen gecelerin baş tacıydı. Kebabı, haşlaması, şekeriyle kendine hayran bırakırdı.

 

Soğuk kış gecelerinin bu harika lezzeti tam bir sağlık iksiri. Potasyum, fosfor, magnezyum, kalsiyum, demir ve sodyum mineralleri ile C, B1 ve B2 vitaminleri içeren kestane kış aylarının kötü şartlarına, fiziksel ve zihinsel yorgunluklara oldukça iyi geliyor. Şeker, protein ve yağ açısından zengin olan kestanenin diğer özelikleri ise şöyle:

Kandaki yüksek kolesterolü düşürür.
Kan şekeri düzeyini kontrol altında tutar.
Kansere karşı koruyucu olduğu düşünülmektedir.
Kalp ve kas sistemini uyarıp organizmanın su dengesini düzenler.
Çok önemli bir enerji kaynağıdır.
Potasyum eksikliğinden yakınanlar için etkili bir ilaçtır.
Kan dolaşımını hızlandırıp varis ve basurların gelişimini önler.

EVDE KESTANE KEYFİ!
Üzerinde kestane kebap yapabileceğiz bir sobanız yoksa üzülmeyin. Evde kestane keyfinin başka yöntemleri de var. Grilde, sadece üst ızgarası yanan bir fırında ya da teflon tavada kestane kebap yapabilirsiniz. Kestaneleri aldıktan sonra kısa bir süre suda bekletin ve ardından çizin. Çiziği derin ve kestanenin üst tarafına boyuna atmaya özen gösterin. Kestaneyi haşlayarak da tüketebilirsiniz.

Kestane, bala batırarak tatlıya dönüştürülen ilk meyvelerden biri. İsterseniz evinizde kestane şekeri de yapabilirsiniz.

 

KESTANE ŞEKERİ
Malzemeler:
500 gr kestane
3 su bardağı toz şeker
3 su bardağı su
1.5 tatlı kaşığı vanilya

Hazırlanışı:
İrilerinden seçtiğiniz kestanelerin dış kabuklarını soyun. Soyulmuş kestaneleri su dolu bir tencereye alıp ince kabukları yumuşayıncaya kadar kısık ateşte bekletin. Kestaneleri sudan aldıktan sonra ılımalarını bekleyin. İnce kabuklarını soyduktan sonra, toz şekeri başka bir tencereye alıp üzerine su ilave edin ve şeker eriyinceye kadar kaynatıp kestaneleri ilave edin. Kaynatmadan, kısık ateşte yaklaşık 2 saat pişirin. Tencereyi ateşten alıp, 1 gün kadar bekletin. Ertesi gün tencereyi kısık ateşe alıp 10 dakika kadar tutun ve üzerine vanilya serpin. Kestaneleri şerbetin içinden alıp küçük kağıt kalıplara yerleştirin. Soğutup servis yapın.


Tarih: 19:35, 11/1/2007 Kategori: SAGLIKLI BESLENME VE DIYET
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

KAHVALTININ ÖNEMİ

Düzenli olarak yapılan kahvaltı sağlık için vazgeçilmezdir.

 

 

ÇAY
Çaydaki tein adlı madde uyarıcı ve susuzluğu giderici özellikler içeriyor. E vitamininden 20 kat daha güçlü bir antioksidan olan polifenol dolaşımı hızlandırırken, hücrelerin oksitlenmesini önlüyor ve cildin yaşlanmasını geciktirerek sıkılaştırıcı bir etki sağlıyor.

SÜT
Süt, bebeklikten, yaşlılığa kadar yaşamın her döneminde sağlık ve güzellik için en önemli ve komple bir besin. Kemikler için son derece yararlı olan kalsiyumun ana kaynağı. Vücut ve cildin beslenmesi için gereken tüm proteinleri içeriyor.

KAHVE
Sabah kahvaltısında içilen 1 fincan kahve, güne enerjik başlamak için ideal. İçerdiği zengin kafein ile beyni uyarıp konsantrasyonu artırıyor. Hem ruhsal hem de bedensel açıdan zindelik veriyor.

PORTAKAL SUYU
Sabah kahvaltısını mutlaka taze sıkılmış 1 bardak portakal suyu ile tamamlayın. İçeriğinde bulunan A vitamini cildi güçlendirerek nemlendirip besliyor ve elastikiyetini artırıyor. C vitamini bozulan hücreleri onarıp cildin savunma mekanizmasını güçlendirerek olumsuz dış etkenlerden koruyor. Portakal suyu, doğal antioksidan olarak serbest radikallerle savaşıp kırışıklıkların oluşumunu engelliyor.

BAL
Şeker, fruktoz ve glikoz içeren bal doğal bir tatlandırıcı. Ayrıca antibiyotik özelliği ile mikroplara karşı güçlü bir dezenfektan. Vitamin, mineral ve protein kaynağı olan balın yapısındaki meyve asitleri cildi arındırıyor, azot ve glüsit gibi maddeler nemlendirici özellikler içerip cildin nem dengesini düzenliyor.

ZEYTİNYAĞI
Zeytinyağının içeriğinde bulunan E vitamini kansere karşı koruyucu etki yapıyor ve saç dökülmelerini önlüyor. A, D, E ve K vitaminleri ile kalsiyum, fosfor, potasyum, kükürt, magnezyum, az miktarda demir, bakır, manganez gibi mineraller, kemik gelişimini dertekliyor.

DOMATES
Damarları yumuşatıyor, kanı durultuyor, üre miktarını düşürüyor ve vücudu gençleştiriyor. Domatesin kalp, karaciğer ve böbreği koruyucu etkisi var.

TEREYAĞI
Yiyeceklerdeki diğer besin öğelerinin emilimini artırıyor. Yüksek besin değerine sahip.


Tarih: 19:33, 11/1/2007 Kategori: SAGLIKLI BESLENME VE DIYET
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

REFLEXOLOJI

VÜCUDUN İÇTEN TEMİZLENMESİ, GENEL SAĞLIK AÇISINDAN BÜYÜK ÖNEM TAŞIMAKTADIR.. REFLEXOLOJI, 17 ALTERNATİF TEDAVİ YÖNTEMİNDEN BİRİDİR. BU TEDAVİ KAPSAMINDA; HER ORGANIN AYAK TABANI VE ELDE BAĞLANTILI OLDUĞU BİR BÖLGE VARDIR. VÜCUTTA BİR ORGAN RAHATSIZ İSE, AYAK VE ELDE İLGİLİ  BÖLGENİN DERİNLİKLERİNDE SUSAM-MERCİMEK BÜYÜKLÜĞÜNDE FİBROSTİK KİSTLER OLUŞMAKTADIR. BUNLARA DOKUNULDUĞUNDA ŞİDDETLİ AĞRI HİSSEDİLMEKTEDİR. BU PARÇALARI HİSSEDEBİLMEK İÇİN BAŞ PARMAKLA DERİN VE KUVVETLİ BASTIRMAK GEREKMEKTEDIR. HASTALIK YOK İSE PARÇACIK BULUNMAMAKTADIR.

İNSAN KENDİ AYAKLARINI VE ELLERİNİN İLGİLİ BÖLGELERİNİ YOKLAYARAK SAĞLIK  DURUMUMU ANLAYABİLİYOR. ELE GELEN/TESPİT EDILEN   PARÇACIKLARIN  ÜZERİNE BASTIRARAK MASAJ YAPMAK, RAHATSIZ OLAN ORGANIN SİNİRLER  YOLUYLA UYARILMASINI, HIZLI ÇALIŞMASINI VE KENDİNİ TOPARLAMASINI  SAĞLIYOR. EĞER RAHATSIZ ORGAN İYİLEŞİRSE BU PARÇALAR KAYBOLUYOR.  (AYAK VE ELDEKİ KALP BÖLGESİNE DOKTOR NEZARETİ OLMADAN MASAJ YAPILMAMAKTADIR.)

 

A. AYAK HARİTASINA ULAŞABİLECEĞİNİZ WEB ADRESİ AŞAĞIDADIR :

http://www.reflexology-research.com/Images/foot.jpeg

B. EL HARİTASINA ULAŞABİLECEĞİNİZ WEB ADRESİ AŞAĞIDADIR :

 

http://www.reflexology-research.com/handchart.html

 

SONUÇTA VÜCUDUN TEMİZLENMESİ İÇİN SU İÇMEK ÇOK ÖNEMLİDİR.HER SABAH UYANDIĞINIZDA; AÇ KARNINA BİR BÜYÜK BARDAK ILIK SUYUN İÇİNE BİR TATLI KAŞIĞI ELMA SİRKESİ KOYARAK İÇMEK ÖNERİLİYOR.  ELMA SİRKESİ VÜCUTTAKİ KİRLERİ/BİRİKİNTİLERİ ERİTİYOR, SU İSE ATIYOR. ELMA SİRKESİNİN PH (ASİT DEĞERİ) VÜCUDUN PH DEĞERİ ILE AYNI OLDUGUNDAN KİRLERİ ERİTİRKEN, VÜCUDUN HÜCRELERINE ZARAR VERMİYOR. AYRICA GÜNDE EN AZ 1.5 LITRE SU İÇMEK ÇOK ÖNEMLİDİR. VÜCUDUN ZEHİRLERİNİN VE İHTİYAÇ DUYMADIĞI FAZLA/BİRİKMİŞ MADDELERİNİN ATILMASINI SAĞLIYOR. ELMA AYRICA VİTAMİN-MİNERAL DEPOSUDUR. BÖYLE BİR UYGULAMA NETİCESİNDE GERÇEKTEN 1 HAFTA SONRA KENDİNİZDEKİ DEĞİŞİKLİĞİ FARKEDEBİLİRSİNİZ. AĞRILARINIZIN AZALDIĞINI, KENDİNİZİ DAHA İYİ HİSSETMEYE BAŞLADIĞINIZI GÖREBİLİRSİNİZ.

BU KONUYA İLİŞKİN DR. NİYAZİ ERÖZTÜRK'ÜN "BİR YUDUM SAĞLIK" İSİMLİ KİTABINDA ELMA HAKKINDA YAZILAN BİLGİLERİ AŞAĞIDA AKTARIYORUM.

 

ELMA

 

ELMA (Malus domestica) Bitki özellikleri : Dünyamızda 5000'den fazla türü olan elma hakkında herhangi bir tanımlamaya hiç gerek yok. Damak tadınıza en uygun  elma türünü seçebilirsiniz.

Bileşim: Su oranı %85, şeker %12, pektin, organik asitler, soda, fosfor, tanen, vitamin A, B1, B2, C, E, PP.

 Kullanım alanları ve biçimleri: Elma, içerdiği organik asitler, soda ve fosforun yardımı ile, beyni, karaciğeri ve mideyi çok olumlu etkiler.

Kullanım biçimleri, taze meyve ve meyve suyu olarak sıralanabilir.

Çiğ elma kabuğu yenerek bedendeki ürik asit azaltılabilir.

Pişmiş elma ile yapılan kompresler yumuşatıcı ve rahatlatıcıdır.

Taze elma suyu ile yıkanan kırışık ve pörsük deri canlılık ve tazelik kazanır.

Yatmadan önce yenen bir elma, rahat uyumaya yardımcı olur..

Kabızlığa karsı pişmiş elmanın etkili olduğu bilinir.

 Gut, böbrek, mesane hastalıklarına ve hemoroite karsı uygulanacak bir elma küründen yararlı sonuçlar alınabilir.

 Deri döküntülerine, gut ve romatizma rahatsızlıklarına karşı, taze elma suyu başarıyla kullanılabilir. Elma suyu, özellikle soğuk algınlığına, öksürüğe, ses kısıklığına, yüksek ateşe ve iltihaplı hastalıklara karsı başarılıdır. Ama çok soğuk içilmemelidir. Elma  suyu ayrıca, romatizmal böbrek ve karaciğer rahatsızlıkları, damar  sertliği ve egzamaya karşı da kullanılabilir.

 Elma genelde, yatıştırıcı ve ateş düşürücüdür.

 Elma suyu, sindirim sistemini uyarır ve mide mukozasını güçlendirir.

Sindirim yetersizliğine karşı, rendelenmiş bir elma yemeklerden önce yenilmelidir. Ama rendelendikten sonra, rengi koyulaşana kadar bekletilmelidir. Ham elma rendesi ishale karşı kullanılabilir.

Kısaca, sağlıklı yaşamaya önem veren kişinin yakınında her zaman elma bulundurması gerekir.

 Elma sirkesi, doğal bir yasam iksiridir!

 Bileşim: Kalsiyum, flüor, potasyum, magnezyum, sodyum, fosfor, silisyum, A vitamini, Beta-carotin, B1, B2, ve B6 vitaminleri, C vitamini, sirke asitleri, meyve asitleri, pektin, doğal aroma maddeleri.

Yaşlılığımızda da sağlıklı olabilmek için hareketli bir yaşam ve sağlıklı bir beslenme biçimi oluşturmaya özen göstermeliyiz..

 İşte burada elma sirkesi seçiminin değeri ile karşılaşıyoruz. İçerdiği  çok değerli ve çeşitli maddeler nedeniyle, en sağlıklı sıvılardan biridir o. Elma sirkesi, bedenimizi içten ve dıştan tedavi edebileceğimiz olağanüstü bir doğal ilaçtır.

 Burada size, bedeninizi genel anlamda güçlendirmek, çeşitli hastalık belirtilerini hafifletmek ve gerekli cilt bakımını yapmak için elma sirkesini nasıl kullanabileceğinizi anlatmak istiyorum.

 Kullanım biçimleri: Doğal elma sirkesinin en etkili kullanım biçimi, çiçek balı ile karıştırılarak oluşturulur:

*1 bardak su

*1 tatlı kaşığı dolusu elma sirkesi

*1 tatlı kaşığı dolusu çiçek balı

 Hepsi iyice karıştırılır ve sabahları aç karnına küçük yudumlarla içilir. Sürekli kullanım sayesinde, öncelikle bedenin bağışıklık sistemi güçlenecek ve sizi pek çok hastalıktan koruyabilecektir. Bu enerji kokteyli ayrıca size canlılık ve güç kazandıracak ve ileri yaşlara kadar sağlıklı ve mutlu kalmanıza önemli katkılar sağlayacaktır.

Ama burada çiçek balını da yakından tanımamız gerekiyor:

 Çiçek balının bileşimi: Şeker: %32 üzüm sekeri (glikoz), %39 meyve sekeri, %7 malt sekeri.

 100g balda MGK mineraller: Sodyum 7, potasyum 45, kalsiyum 5, fosfor 20, magnezyum 3, demir 1mg.

100g balda mg vitaminler: B1 0,03, B2 0,05, Niacin 0,1, C 1mg.

Sabahları aç karnına içtiğiniz bir bardak elma sirkesi-bal kokteylinin içindeki müthiş zenginliği öğrenmiş bulunuyorsunuz artık.

 Bu zenginliğin sağlığımıza yaptığı katkılara da söyle kısaca bir  göz atmamız herhalde yararlı olacaktır:

 -Öncelikle bedenimiz güçlenir ve bedensel uğraşlara ve strese karşı koyabilecek dayanıklılığı kazanır.

Sirkenin içerdiği yüksek orandaki potasyum sayesinde, kalp kasları dahil olmak üzere tüm kas yapısı da güçlenecektir. Kramplara karşı, kokteylinizi maden suyu ile hazırlayabilir ve her öğünde 1 bardak içebilirsiniz.

 -Sık sık grip, soğuk algınlığı veya üst solunum yolları iltihabına yakalanan kişiler, bağışıklık sistemleri sirke-bal kokteyli sayesinde güçleneceği için, bu tür sıkıntılardan büyük çapta kurtulmuş olacaklardır. Ama bu tedaviyi aşağıdaki plana göre uygulamakla kalıcı sonuçlara ulaşabilmek mümkün olacaktır.

-Soğuk algınlığı ve grip zamanlarından önce, 4 haftalık bir sirke-  bal kokteyli kürüne başlayın ve günde 3 bardak için.

-Ayrıca, 4 gün boyunca akşam saatlerinde 1 Echinacea preparati alın. Üç gün ara verdikten sonra yine 4 gün devam edin ve bu tedaviyi 4 hafta boyunca sürdürün.

Bu tedavi, bağışıklık sisteminin güçlenmesine önemli katkılar sağlayacaktır. Bu tedaviyi ayrıca doğal C vitamini ile de destekleyin.

-Sirke-bal kokteyli nezleye karşı da bedeni güçlendirecektir. Nezleye karşı ayrıca, 1 ölçü elma sirkesi 2 ölçü suya karıştırılır, kaynama derecesine kadar ısıtılır ve inhalasyon tedavisi uygulanır.

-Boğaz ağrısı ve ses kısıklığında, 1 ölçü elma sirkesi ile 3 ölçü ılık su karıştırılır ve saat başı derin gargaralar yapıldıktan sonra tükürülür. Bu gargaraların adaçayı ile dönüşümlü yapılması etkiyi daha da arttıracaktır.

-Öksürüğe karşı, 4 yemek kaşığı dolusu akışkan balla 3 tatlı kaşığı elma sirkesini iyice karıştırın. Öksürük gıcığına karşı yarım tatlı kaşığı alın ve yavaş yavaş yutun. Ayrıca, bolca kekik çayını balla tatlandırın ve yudumlayarak için.

-Vajinal akıntılara karşı, 1 ölçü elma sirkesi 4 ölçü ılık suyla karıştırılır. Temiz bir şırıngaya çekilen sıvı günde pek çok kere vajinaya boşaltılır. Sirke-su karışımının vajinada 1-2 dakika kalması yeterlidir.

 -Yüksek kolesterole karşı, günde pek çok kere elma sirkesi-bal kokteyli içilir.

Salatalarda öncelikle elma sirkesi kullanılır.

-Varise karşı, elma sirkesiyle ıslatılan bir bez baldıra sarılır ve  20 dakika etkilemeye bırakılır.

-Hemoroite karşı, yarım su bardağı elma sirkesi ve bir su bardağı adaçayı katkılı ılık oturma banyoları alın. Banyo süresi 10 dakikadır.

 -Gaz şişkinliğine karşı, her öğünden yarım saat önce 1 bardak elma sirkesi-bal kokteyli içerek, sağlıklı bir bağırsak florasının temelini atın. Bu kokteyle rezene veya Frenk kimyonu çayı da ekleyebilirsiniz.

-Kabızlığa karşı, günde pek çok kere, 1 bardak suya 1 tatlı kasığı elma sirkesi ekleyerek için. Ayrıca, 4 litre ılık suya 1 su bardağı dolusu elma sirkesi ve 2 tatlı kaşığı tuz ekleyerek ayak banyoları alın. Banyo süresi 10 dakikadır.

-Yaraların çabuk iyileşmesi için, günde 3 bardak elma sirkesi-bal kokteyli için. İltihaplanmayı önlemek için, elma sirkesiyle ıslattığınız bir pamukla günde pek çok kere yarayı nemlendirin.

-Ergenlik sivilcelerine karşı, her yemekten yarım saat önce , içine  1 tatlı kaşığı elma sirkesi eklenmiş 1 bardak su için. Yüzünüze buğu banyoları uygulayın: 1 litre kaynar derecede sıcak  suya 4 yemek kaşığı elma sirkesi ve 2 yemek kaşığı dolusu Mayıs papatyası ekleyin, 1-2 kere karıştırın ve başınızı büyük bir havluyla örterek  5-10 dakika gözlerinizi yumarak bekleyin. Yüzünüzü suya çok yaklaştırmayın!

-Güneş yanığına karşı, inceltilmemiş elma sirkesi, kızarmış olan bölgelere dikkatle sürülür veya 3 yemek kaşığı elma sirkesi eklenmiş soğuk bir banyo alınır. Banyo süresi 10 dakikadır.

Elma sirkesinin pH değeri (asit derecesi), derimizin pH değeri ile hemen hemen eşit düzeydedir. Dolayısıyla, derimizin asidik koruma örtüsünün güçlendirilmesinde elma sirkesinin kullanımı önemle önerilmelidir.

 Uyarı: Elmanın ve elma sirkesinin bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.


Tarih: 23:28, 9/1/2007 Kategori: SAGLIKLI BESLENME VE DIYET
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

İşte Besin Reçetesi

Kalbi koruyor
* BADEM: Her gün, bir çay fincanın yarısını dolduracak miktarda, yani 30 gram badem yemeyi ihmal etmeyin. Omega-3 asitli yağları açısından oldukça zengin bir besin olan badem, kandaki kötü kolesterol (LDL) oranını yüzde 4.4 oranında düşürüyor. Badem böylece damar tıkanıklıklarını önleyerek, dolaşım sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlıyor; kalbi koruyor.

Diyabeti önlüyor
* KAHVE: Günde iki fincan kahve, özellikle orta yaşlardan sonra görülen Parkinson ve Tip-2 diyabete karşı vücudu koruyor. Kahvede bulunan kafein maddesi, diyabete yakalanma riskini yüzde 35 azaltıyor. Ayrıca ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Ancak kahveyi mutlaka kalsiyum deposu olan sütle için. Böylece kafeinin kemikleri zayıflatmasını engellemiş olursunuz.

Sinirleri rahatlatıyor
* TARÇIN: Her yemekten sonra içinde bir miktar tarçın bulunan bir tatlı yemeyi unutmayın. Tatlı yemek istemiyorsanız, küçük bir çay kaşığı dolusu tarçını doğrudan suya ekleyerek içebilirsiniz. Tarçın kan şekerini düzenliyor, ayrıca sinir sistemini rahatlatıyor. Öte yandan köri baharatının içinde bulunan Tumerik adlı maddenin eklem iltihabını ve romatizmayı önlediğini unutmayın.

Patatesi haşlayın
* PATATES: Antioksidanlar yönünden çok zengin. Amerikan Tarım Dairesi’ne göre en yararlı 100 besinler arasında 17’nci sırada yer alıyor. Akciğer kanseri, diyabet ve kalp krizine karşı koruyor. Ancak patatesi kızartmak yerine, yağsız bir şekilde haşladıktan veya fırında pişirdekten sonra yemeyi tercih edin.

Kaslar için faydalı
* SEBZE ÇORBASI: Doyurucu ancak kalorisiz bir yiyecek olduğu için özellikle kilo vermek isteyenlerin bir numaralı tercihi. Ayrıca, özellike sebze çorbası sodyum bakımından zengin. Bir kase sebze çorbasında 500 miligram sodyum bulunuyor. Sodyum, sinir sistemi ve kasların düzenli olarak çalışmasını sağlıyor. Ayrıca vücuttaki sıvı miktarının dengesini düzenliyor. Ancak günde 1500 miligramdan fazla sodyum tansiyon ve kalp rahatsızlıkları konusunda tam bir ters etki yaratıyor.

Kansere karşı birebir
* ZEYTİNYAĞI: Zeytinyağı kanser riskini azaltıyor. Günde 25 ml. zeytinyağı alanların idrarlarında, hücrelere zarar veren ’8oxodG’adlı maddenin seviyesinin azaldığını ortaya çıkardı. Zeytinyağı kanserin yanısıra iyi kolesterol (HDL) oranın artmasını sağlayarak kalbi koruyor. 1 çorba kaşığı zeytin yağında 120 kalori bulunuyor. Bu nedenle günde 6 çorba kaşığını geçmeyin.

Kanseri engelliyor
* ÇAY: Siyah veya yeşil olsun, çayın her türü kanser riskinin azaltılmasında etkili bir rol oynuyor. Çay, kadınlarda rahim kanserine yakalanma riskini yüzde 50 azaltıyor. Göğüs kanseri içinse bu oran yüzde 60’a kadar çıkıyor. Çay ayrıca Alzheimer ve kalp krizine karşı vücudu koruyor.


Tarih: 18:56, 8/1/2007 Kategori: SAGLIKLI BESLENME VE DIYET
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Şaşırtıcı su terapisi

Her gün 6 su bardağı su (1,5 litre) iç ve böylece  ilaç almaktan, iğne olmaktan, doktor parasından kurtul. Uygulamadan inanamazsın.

 

Su Terapisi ile Tedavi Edilebilen Hastalıkların Listesi

 

Kan Basıncı/Yüksek Tansiyon

Romatizma (Eklemlerde/Kaslarda ağrı)

Anemi (Kansızlık)

Genel Felç

Obezite (Aşırı şişmanlık)

Kireçlenme (Artirit)

Sinüzit

Taşikardi

Baş dönmesi

Öksürük

Lösemi

Astım

Bronşit

Akciğer Veremi

Menenjit

Böbrek Taşı

Üreme Organı Hastalıkları

Ekşime

Dizanteri

Gastrit

Rahim Kanseri

Hemoroit

Kabızlık

Kemik Erimesi

Şeker Hastalığı

Baş Ağrısı

Gözde Kan Toplanması

Düzensiz Adet Görme

Meme Kanseri

Larenjit (Gırtlak İltihabı)

 

Terapi İşlemi

 

Sabah, yataktan kalktıktan hemen sonra (dişlerini bile fırçalamadan), 1,5 litre (5-6 bardak) su iç.  Bilin ki  bu “Usha Paana Chikitsa” diye anılan eski bir Hint terapisidir. Daha sonra yüzünüzü yıkayabilirsiniz. Burada en önemli nokta, 1,5 litre su içildikten sonra takip eden bir saat içinde hiçbir şekilde bir şey içilmeyecek ve yenmeyecektir. Bir gece önce alkol içeren içki alınmaması da çok titizlikle uyulması gereken bir husustur. İstenirse, bu amaçla içilecek su kaynamış ve süzülmüş kullanılabilir. 

 

1,5 litre suyun bir kerede içilmesi zor olduğundan derece derece uygulayabilirsiniz. İlk başta dört bardağı bir dikişte, kalanı iki dakika içinde aralıklarla içerek kendinizi alıştırabilirsiniz. Bir saat içinde 2 ya da 3 kere idrar çıkma ihtiyacı hissedebilirsiniz, ancak bir süre sonra bu normal olacaktır.

 

Araştırma ve Deneylerle

 

Aşağıda belirtilen hastalıkların, yanlarında gösterilen sürelerde iyileştikleri gözlemlenmiştir.

Kabızlık        -  1 gün

Ekşime          -  2 gün  

Şeker             -  7 gün

Kanser           -  4 hafta

Ak. Veremi   -  3 ay

Y. Tansiyon  -  4 hafta                        

 

 

 

Not:

Artirit (Eklem Kireçlenmesi) ve Romatizma ağrıları çekenler bu terapiyi günde üç kere; yani ilk hafta sabah, öğle ve akşam  yemeklerinden 1 saat önce; ve sonra hastalık geçinceye kadar günde iki kere uygulamaları önerilir.

 

Sadece Su Nasıl Etki Eder?

 

Sıradan bir su tüketimi, doğru metotla insan vücudunu temizler. Tıpta “Haematopaises” de denilen yeni kan oluşması, kolonun daha tesirli olmasına yardımcı olur. Kolon ve bağırsaklarda bu şekilde yeni kan oluşması tartışmasız bir gerçektir. Bu terapi ile kolon ve bağırsakların mukoza kıvrımları çalışır.

 

Eğer kolon temizlenirse,  günde birkaç kere alınan kandaki gıdalar emilecek ve mukoza kıvrımlarının çalışmasıyla yeni kan haline dönüşeceklerdir.  Kan, rahatsızlıkların tedavisinde ve sağlığın korunmasında en önemli unsurdur ve bunun için de su düzenli olarak alınmalıdır.

 

Hayat Kısa, Hemen Uygula


Tarih: 19:43, 6/1/2007 Kategori: SAGLIKLI BESLENME VE DIYET
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Hastalıklara karşı akıllı beslenme

Pek çok hastalığı doğru beslenme ile yenmek mümkün... Önemli olan hangi besinin hangi hastalığa iyi geldiğini bilmek

Sorunlara göre beslenin

Hepimizin zaman zaman başına gelir. Beynimiz ve hormonlarımız bazen tatsız şakalar yapar; başımız ağrır, moralimiz bozulur, uykusuz geceler geçiririz ya da sürekli kendimizi yorgun hissederiz. Özellikle de havalar aşırı sıcak olunca vücudumuz bitkin düşer ve bu sorunlarla başedemez. Tüm bu rahatsızlıklarla savaşmanın yolu ise sağlıklı beslenmeden geçiyor. İşte sık sık karşılaştığımız sağlık sorunları ve tedavi edici besinler...

Uykusuzluk

Doğal bir gevşetici olan triptofan maddesi açısından zengin besinleri günlük öğünlerinizden eksik etmeyin. Yani muz, yumurta, tavuk, ekmek, pirinç, makarna, süt özellikle de peyniri... Gece yatmadan önce mutlaka 2 çay kaşığı bal ilave edilmiş 1 bardak süt için.

Yorgunluk

Konsantrasyon bozukluğu ya da sürekli yorgunluktan şikayetçiyseniz tuzlu yiyeceklerden vazgeçmeyin.

Kabızlık

Kepek ekmeği, sebze, meyve özellikle elmayı (kabuğu ile birlikte) hergün düzenli olarak yiyin.

Adet öncesi sendromu

Kişilik değişimi, konsantrasyon bozukluğu ve sinirlilik gibi sorunların yanısıra ortaya çıkan karın ve başağrılarının nedeni hormonal değişiklikler ve serotonin düzeyinin düşmesidir. Bu durumda bol karbonhidratlı makarna, pirinç ve ekmek gibi besinleri tüketmekte yarar var. Yağsız et, yumurta sarısı, kuru yemiş ve yeşil sebze gibi demir kaynağı besinleri sofranızdan eksik etmeyin. Aynı zamanda demir alımını kolaylaştıran C vitaminini de ihmal etmemeniz gerekiyor. Çilek, ahududu, yeşil biber ve kivi bu konuda en büyük yardımcılarınız.

Aşırı stres

Strese yol açan nedenlerden biri de vitamin eksikliğidir. Stresli zamanlarda sinir sisteminin düzgün çalışmasını sağlamak için C ve B vitaminlerine gereksinim duyulur. Özellikle B vitaminlerinin eksikliği önemli bir etken oluşturup stresle baş etme becerisini düşürür. Bu nedenle bol C ve B vitaminleri içeren meyve ve sebze yiyin. B grubu vitaminleri kaynağı olan karbonhidratlı besinlerin yanı sıra et, balık ve peynir gibi proteinli besinler tüketin. A ve C vitaminleri dışında bol licopen içeren domatesi ise her öğünde tüketmeye özen gösterin.

Depresyon

Mutluluk verici besinlerin başında bir parça çukulatadan daha iyisi yoktur.En az çikolata kadar muz da mutluluk veren besinlerdendir. Depresyon geçiriyorsanız hergün 1 muz yiyin.

Serinleten lezzet

Havalar ısınınca, hepimizin vazgeçilmez lezzeti olur dondurma. Onu serinleten bir tatlı olarak biliriz de; çoğumuz sağlığımız için çok yararlı maddeler içerdiğini bilmeyiz. Evet, dondurma protein, karbonhidrat ve yağın yanısıra A, C, D, E ve B grubu vitaminleri, kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, demir ve çinko gibi mineralleri içeriyor. Peki bu denli besleyici olan dondurma tek başına bir öğün olabilir mi? Tabii. Meyve salatası eşliğinde yenirse öğle öğünü yerine geçebilir. Sanıldığı gibi fazla kilo da aldırmıyor. 100 gr meyveli dondurma 160-180 kalori, aynı miktar kaymaklı dondurma ise 200-250 kalori içeriyor.Bu nedenle pek çok sağlıklı zayıflama diyetlerinde dondurma önerilebiliyor.

Hamilelikte şişkinliğe son

Bebek bekleyen anne adaylarında bacaklardaki şişkinlik ve ağrılar çok sık rastlanan sağlık sorunlarından biri. Bu dönemde baş gösteren hormonal değişiklikler ve giderek büyüyen rahim, damarlara baskı yapıp kan dolaşımını engelliyor ve vücudun su tutmasına yani şişkinliğe yol açıyor. Bilinçli beslenme bu tür sorunları ortadan kaldırabilir. Öncelikle su tutma sorumlusu olan sodyum içerikli tuzu mümkün olduğunca azaltın. Sonra sodyumun etkilerini en aza indirgeyen potasyumlu besinlere ağırlık verin. Muz, erik, kayısı, kavun, şeftali ve patates gibi... Şişkinlik ayrıca yüksek tansiyon riskini artırabilir. Bu nedenle vücudun su tutmasını engelleyen magnezyum içerikli tahıl ve tuzsuz kuru yemişleri de sofranızdan eksik etmeyin.

Küçük yaşlarda beslenme alışkanlığı

Ağaç yaşken eğilir... Çocuğunuzu küçük yaşlardan itibaren bilinçli beslenmeye alıştırın.

- Öğün aralarında abur cuburla karnını doyurmasına izin vermeyin. Meyve, yoğurt veya tereyağlı, reçelli ekmek yedirin.

- Süt, yoğurt ve peyniri günlük beslenme programından eksik etmeyin. Çok değerli kalsiyum kaynağı olan süt ve sütlü ürünler düzenli olarak alındığında, olası osteoporoz riskini en aza indirger.

- Bol demir içeren besinleri yedirin. Büyüme çağındaki çocukları anemi riskinden uzaklaştırmak için et, kuru baklagil ve yumurtayı günlük beslenme programında dönüşümlü olarak kullanın.

- Tüm sebzeleri hafta boyunca değişimli olarak yedirin. Sevmediği sebzeyi ise makarna, pilav eşliğinde veya çorba içinde yedirin.

- Çok tatlı ya da çok tuzlu besinlere alıştırmayın, aksi halde çocuk büyüdükçe bu yanlış damak alışkanlığı da giderek büyüyecektir.

- Patates kızartması ya da gazozlu içecekler gibi yiyecekleri sofradan uzak tutun.

- Çocuğunuz sağlıklı ise, kilo ve boy açısından normal bir gelişme içindeyse az ya da çok yemesi konusunda endişelenmeyin.

- Sevmediği meyveleri dekoratif bir şekilde doğrayıp ona sunun. Yemek saatini zevkli bir alışkanlık haline getirin.

Erik sakinleştirir

Yaz aylarının vazgeçilmez meyveleri arasında yer alan erik, sinir sisteminden sindirim sistemine kadar pek çok derdin devası. Zengin B vitamini kaynağı bu meyve, sinirleri yatıştırır. Kansızlığa iyi gelir, kanı temizler. Böbrekleri dinlendirir, idrar yollarını ve bağırsakların sıkılaştırıcı kaslarının faaliyetlerini destekler. Bu nedenle ishal ve idrar tutukluğuna iyi gelir. Ayrıca ateş düşürücü özelliğe de sahip olan eriği hergün düzenli olarak tüketmeye özen gösterin.

Kalsiyum zayıflatır

Yapılan araştırmalara göre kadınlar için son derece önemli olan kalsiyum, sayısız yararlarının yanısıra zayıflatıyor da. Dişleri güçlendiriyor, sırt ve romatizma ağrılarını önlüyor, sinir ve kas sistemi işlevini kolaylaştırıyor ve en önemlisi 50 yaş sonrası kadınlar için ciddi bir tehlike teşkil eden osteoporozu engelliyor. Süt, sütlü ürünler, yoğurt, peynir, yeşil yapraklı sebzeler ve kuru baklagillerde bol miktarda bulunan kalsiyumun günlük ideal dozu yetişkin kadınlar için 800 mg. Hamile ya da menopoz dönemindeki kadınlar günde 1200 mg kalsiyum almalı. Bunun için hergün 2 su bardağı süt içmek yeterli. Ayrıca hergün 1 fincan çay içmeyi alışkanlık haline getirmek de yararlı. Çayın içeriğindeki isoflavonoid adlı madde, kalsiyum alımını kolaylaştırarak kemiklerin güçlenmesini sağlıyor. Özellikle 60 yaş üzeri kadınların günde 1 fincan çay içmesi son derece yararlı. Ancak, kalsiyum eksikliği söz konusu ise bu mineralin organizma tarafından özümsenmesini engelleyen kahve, çay, kepekli gıdalar ve tuz konusunda aşırıya kaçmamakta yarar var.


Tarih: 19:28, 6/1/2007 Kategori: SAGLIKLI BESLENME VE DIYET
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- Son Sayfa | ->